no comments

Şekerli Gıdaları Limitlemede Kurallar ve Alternatifler

Çocuğunuzu yetiştirirken şekersiz bir hayat için verdiğiniz emek, ona bırakabileceğiniz en büyük miraslardan biri bence. Bu konudaki kural ve limitleri (dikkat: yasakları değil kuralları) küçük yaştan itibaren koymanız ve ona doğru şekilde aktarmanız buradaki anahtar nokta. Amacımız çocuğumuza irade kazandırıp, onu ilerde bu konuda kendi kendini yönetebilir hale getirmek. Bunu yapmak sanıldığı kadar zor değil ve garanti ederim ki diğer türlüsünden daha zahmetsiz. Bir kaç püf nokta vereceğim size.

Kural 1: Tutarlı ve net olun. Kuralları erkenden açıkça koymaya başlayın. Başka türlüsünü görmeyen çocuk abur cubur için diretmeyecektir. Örneğin benim çocuklarım 1 yaşında kuru meyveleri sürpriz sanıyordu. Seviniyorlardı. Abartma, eninde sonunda görecek diye düşünmeyin, elbette görecek ama ne kadar geç o kadar iyi. Üstelik dışarda görse dahi evde bu alışkanlığı yaratmanın anlamı yok, neden ideali hedeflemeyelim ki? Olduğu kadar olur. Dışarda karşımıza çıkınca öcüüü diye kaçmayız onları da deneriz ama bunu beslenme rutini haline getirmeyiz. Kilit nokta burda.

Kural 2: Rol model olun. Evinize abur cubur almayın. Kendiniz de tüketmeyin.

Kural 3: Tatlı şeyleri diğer yemeklerle bağlantılı ödül/cezaya çevirmeyin. Yani: “Yemeğini bitirirsen sana çikolata” vb durumlar yaratmayın. Bu sadece tatlıyı daha fazla “arzu nesnesi” haline getirir; tatlıyı çocuğunuzun gözünde yüceltir. Ayrıca karnı doyduğu sürece şekerli şeyler yiyebileceği algısını yaratır.

Kural 4: Mümkünse markete çocuğunuzla gitmeyin. Eğer gitmek zorundaysanız da (mutlaka bir şey isteyecektir) gitmeden önce onunla bir konuşma yapın ve marketten sadece 1 tane atıştırmalık alma hakkı olduğunu söyleyin (lütfen siz de buna uyun) Hazırlıklı olup, sağlıklı atıştırmalıkların olduğu raflara yönelin, şeker yüklü abur cubur reyonlarının yakınlarında dolanmamaya özen gösterin. Marketlerde bulabileceğiniz “iyi” atıştırmalıkları karşıma çıktıkça paylaşmıştım instagram hesabımda, topluca şu linkten ulaşabilirsiniz: İyi Atıştırmalıklar Buraya önüme çıktıkça eklemeler yapmaya devam edeceğim. Şimdilik bizim favori paketli atıştırmalıklarımız: Kurme, Unique ve Züber. Bunların barları var çikolata gibi, içinde hurma-chia tohumu vb bir sürü şey var, katkı-koruyucu-tatlandırıcı yok. Ben çikolata sürprizi olarak bunları veriyorum arada çocuklara. Bir de linkte yok ama Geko diye keçiboynuzu unundan şekersiz bir bisküvi var, inanılmaz güzel, şurdan inceleyebilirsiniz: TazeDirekt-Geko

Kural 5: Seçenekleri daraltın. Şöyle bir örnek vereyim: Rengarenk şekerlerle dolu bir kova düşünün. O kovayı bir çocuğa uzatıp: “İçinden yalnızca 1 tanesini seçebilirsin” dediğinizde onu dünyanın en mutsuz çocuğu yaparsınız. Aklı seçemediği yüzlercesinde kalır. Fakat 2 alternatifle gidip: “Birini seç” dediğinizde dünyanın en mutlusu olur. Siz de 2 ya da maksimum 3 alternatif sunup birini seçtirebilirsiniz. Eğer çocuğunuz küçükse baştan itibaren bu alternatiflerin şekersiz, koruyucuz, katkısız olmalarını sağlayabilirsiniz. Fakat biraz geç kaldıysanız en azından yediği adedi sınırlamakla başlayabilir, sağlıklılara da yavaş yavaş geçebilirsiniz.

Kural 6: Evde kekler, pudingler vb tatlıları rutin olarak yapmamaya özen gösterin. Bunların çocuğunuzun sağlığına hiç katkısı yok, bazen onlara ellerimizle bunları yapıp verince mutlu bile olabiliyoruz anlıyorum ama kek dediğimiz şeyin şekersiz dahi olsa süper katkıları yok ki bünyeye. (siyez unu, keçiboynuzu unu değilse) O nedenle bunlara kastırıp yorulmak da yersiz. Hayatımızda olmasa da olurlar. Bırakın restoranlarda, doğum günü partilerinde karşımıza geldikçe ara ara yediğimiz şeyler olsun bunlar, evde sürekli pişip servis edilmesin. Hayatımızda yokluğu farkedilen, aranan bir şey olmasın.

Kurallar böyle. Şimdi de, evde bulundurabileceğiniz/yapabileceğiniz şekere alternatif gıdaları sıralamak istiyorum:

  • Kuru meyveler: Kuru kayısı, kuru dut ve hurma oldukça tatlı müthiş gıdalar. Küçüklükten itibaren bunları vermeye çalışın canı değişik şeyler çektikçe.
  • Şekersiz muhallebiler, kekler: Dediğim gibi bunları ne kadar yapmazsak o kadar iyi ama canı çekince de sağlıklısını yapalım bari. İnternette onlarca tarif bulabilirsiniz. Önemli olan pekmez ya da balın pişmemesi, sonradan eklenmesi. Örneğin keki pişirip fırından aldıktan sonra delikler açıp üzerinde ballı süt gezdirebilirsiniz. Muhallebilerde de ılıdıktan sonra bunları içine ekleyebilirsiniz.
  • Smoothie: Yogurt, donuk meyve ve balla yapacağınız smoothieler çocuğunuzun vazgeçilmezi olabilir. Donuk meyve yerine taze meyveyle de olur ama soğuk olanı daha ilgi çekici bence. Önemli olan koyu kıvamlı olması. Kabaca örnek bir tarif vereyim: 1 muz, 1 bardak ya da daha fazla donuk çilek, 1 yemek kaşığı veya daha az bal, süzme yoğurt. Bunların hepsini blenderdan geçirin. Kıvamı yoğun olacak şekilde yoğurdu ayarlarsınız, denedikçe mükemmel tadı bulacaksınızdır. Bu tarif şekersiz olmasının üstüne çok da sağlıklı!
  • Şekersiz Gevrekler: Doğalsan’ın ve Granolife‘ın şahane bir şekersiz yulaflı gevrekleri var. Doğalsanınki yulaf patlağı şeklinde, tarçınlı. Granolife’ınki yulaf kepeği ve kuru meyveler halinde. Koruyucusuz, katkısız ikisi de. İsimlere tıklayarak inceleyebilirsiniz. Bu tip şeyleri sütle karıştırıp kaçamak niyetine arada verebilirsiniz.
  • Fıstık Ezmeli-Şekersiz Reçelli Sandviç: Amerikalıların peanut butter and jam dedikleri fistık ezmeli sandviçler! Fıstık ezmesinde yüksek protein var ve şekersiz. Reçeli de şekersiz/tatlandırıcısız olandan seçip çocuğunuza muhteşem bir ara öğün hazırlayabilirsiniz. Tamek’in şekersiz, sadece elma suyuyla tatlandırılmış vişneli veya çilekli reçellerini deneyebilirsiniz bu atıştırmalıkta.
  • Şekersiz Dondurmalar: Daha önce 2 farklı tarif vermiştim. Birinde muzu dilimleyip donduruyorsunuz, sonradan ham kakao ile (ben güzel gıda markasını alıyorum) güçlü bir robottan geçiyorsunuz. Bu kadar! Alın size kakaolu dondurma. Siz de çocuğunuz da bayılacaksınız, garanti veriyorum. Tarif içn şu linke tıklayabilirsiniz: İki Malzemeli Dondurma   Bir de sadece ve sadece dilimlenmiş donuk çileği robottan geçip çilekli dondurma olarak yemeyi deneyin diyorum, inanılmaz! Bunları farklı meyvelerle çeşitlendirebilirsiniz.

Gördüğünüz gibi şekersiz beslenmek aslında çok daha zahmetsiz. Hamur açmak yok, baklava yapmak yok, pudingler yok, bunlara yaşamın içinde gerek yok, faydası yok. Her şeye rağmen böylesini sürdüremiyorum derseniz en azından sağlıksız olanları kısıtlama yoluna gidin. Günde 1 tane, 2 günde 1 tane gibi. İlaveten: kekte, dondurmada ya da her hangi bir şekerli gıdada tamamen kesemiyorsanız dahi verdiğiniz porsiyonları küçültün. Fazlasını isterse sakin ve net şekilde ama sertleşmeden “Hayır” demeye ve tutarlı olmaya özen gösterin.

Bizde durumlar bu anlattıklarım doğrultusunda 1-3 yaş arası süper sağlıklı geçti. (ikinci çocuğum 2 yaşında onda da iyi gidiyoruz) Çünkü o dönemde benim verdiklerim dışında atıştırmalık görmemişlerdi, başka türlüsünü bilmiyorlardı. 3 yaş sonrası maruziyet başladı. Tabii ki biz de dışarda ara ara dondurma, çikolata, kraker vb yiyoruz. Ama başından beri hep kurallı. Onlara anlatıyorum: “Bakın bunlar o kadar da sağlıklı gıdalar değil, az az yersek sorun yok, yemeye devam edebiliriz, ama fazla yersek karnımız çok ağrır zamanla vücudumuza zarar verebilir. Bu nedenle eğer bunları arada bir yemeye devam etmek istiyorsanız verdiğim kadarıyla yetinmelisiniz ve çok ama çok sağlıklı olmalısınız.” İşte bu şekilde anlatıyorum arada. Tabii şimdi arka arkaya çok akademik durdu ama onlarla konuşurken daha normal şekilde muhabbet oluyor 🙂 Bu minvalde, diyelim ki dışarda bir şey gördüler içeriği berbat ve yediler, diyorum ki: “Hadi bu akşam biraz daha fazla sağlıklı şeyler yiyelim, dengeleyelim, yeterince sağlıklı olmazsanız bunlardan arada bir yiyemezsiniz ki” gibi gibi şeyler söylüyorum. Yani şunun farkındalar: Evet yiyoruz ama bunlar fazlası sağlıksız olan, az yenmesi gereken şeyler. Ben bunları canım istedikçe yemek istiyorsam yeterince sağlıklı olmalıyım önce! Ve de kararlaştırdığımız aşmamalıyım” Siz yılmadan arada anlattıkça inanın çok net algılıyorlar durumu. Tabii ki bu süreçte direnmeler olabiliyor. Ama orda da “sertleşmeden” sıkı durmakta fayda var. Örneğin izin vermediğim halde 2. çikolata yenirse benim tavrım şu oluyor: “Ömer’cim günde 1 hakkın vardı, birlikte bir kural koymuştuk, eğer şu anda 2.yi yersen yarınki hakkını kaybedeceksin” Gerçekten de yarın olduğunda dün yediği fazlalığı hatırlatıp vermiyorum. Çocuk o algoritmayı da kuruyor deneye göre ve günlük hakkını geçmemeyi öğreniyor. Neden sonuç kuruyor, yavaş yavaş irade kazanıyor. Tutarlı olun yeter ki. Sabırla, sertleşmeden birlikte koyduğunuz, önceden bilinen kuralları uygulayarak..Çocuğun da fikir ve önerilerini sürece dahil ederek…

Sağlıcakla kalın!

Zeynep Bartın

www.benannemioldum.com

@benannemioldum

Reply