no comments

Hamilelikte İlk Trimester Testleri

Hamileliğimin başında Zeynep ile buluştuğumuzda annelik üzerine tavsiyeler alırken, bir yandan da hamilelik sürecinde yaşadıklarımı anlatıyor ve onun da bu süreci nasıl geçirdiğini dinliyordum. Hamilelik bir kadın için kesinlikle daha önce hiç yaşamadığı fiziksel ve psikolojik değişiklikler içerisine girdiği farklı bir süreç. Sohbetimizin sonunda da Zeynep neden sen de bu bilgilerini paylaşmıyorsun dedi. Aslında ben bu güzel serüvenin hala annelik kısmına geçemedim ama yazımı “Ben anne mi oldum?” Diyenler için değil de “Ben anne mi olacağım?” diyenler için yazıyorum.

Karakterim gereği çok fazla araştıran ve aslında gereksiz yere endişe duyan bir insan oldum. Kendimi bu şekilde kabullendikten sonra bu süreçte de yine aynı şekilde ilerleyeceğimi bildiğimden hemen işe koyulmaya karar verdim ve her yaşadığımı araştırdım. Bugün size bahsedeceğim konu ilk trimester döneminde (hamileliğin ilk 3 aylık zamanı) yapılan testler. Doktorum test istediğinde araştırmaya başladım. Bu süreçte eşim de sağlık sektöründe çalıştığı için birçok doktorun bilgisini alma şansımız oldu.

Öncelikle söylemem gerekiyor ki doktorunuzun sizi bu konuda bilgilendirmesi ve yönlendirmesi çok önemli, benim doktorum benim isteğim üzerine tüm bilgileri benimle paylaşıyordu. Aslında ben bir sürü araştırma yapıp elimde soru listeleriyle gidiyordum. İlk trimester döneminde rutin ultrason kontrolleri ve yapılan kan tahlilleri (kan sayımı, kandaki çeşitli vitamin değerlerine bakılması gibi) dışında bebeğin sağlığını anlamak amacıyla da bazı tahliller yapılıyor. Bu tahlillerin en başında bebekte bulunan anomalileri saptamak amacıyla yapılan testler geliyor. Sağlık sigortaları bu konuda halk arasında ikili, üçlü ve dörtlü test dediğimiz testleri karşılıyor. Bu testler bebeğin kalıtsal hastalığı olup olmadığını belirliyor. Biraz daha kafanızda netleştirmek için Down Sendromu gibi hastalıkları örnek verebiliriz. Ancak yapılan bu testlerin sonuçları kesin olarak “evet” ya da “hayır” cevabını vermiyor, hastalığın olup olmayacağını yüzdesel olasılık gibi bilgilendiriyor. Yani alacağınız cevap daha çok bir oran oluyor. Bu testler yanında, doktorunuz ultrasonda ense kalınlığı ölçme gibi ek muayeneler de yapabiliyor. Sonuç olarak bebeğinizin kaç kişide bir bu hastalıkla doğma olasılığı olduğunu söylüyor. Eğer bu olasılık yüksek ise doktorlar amniyosentez veya prenatal tanı testlerine yönlendiriyorlar.

Eğer test değerleri yüksekse bazı doktorlar amniyosentez öneriyorlar ancak bebeği kaybetme riski olduğu durumlarda prenatal testlere yönlendiriyorlar. Böyle bir durumda doktorunuzla tüm seçenekleri konuşup sizin için hangisinin doğru olacağını öğrenmek sizin için çok önemli. Gelelim prenetal testlere, bu testler de kan yoluyla yapılıyor ve yine çeşitli anomaliler hakkında bilgi veriyor. Bu testlerin farklılığı gebelik sırasında, hem anne hem de bebekten gelen DNA parçalarının annenin kanına geçmesi sonucu incelenmesi. Prenatal testler direk annenin kanından bebeğin DNA’sının incelenmesini sağlıyor diyebiliriz. Bu testlerin güzel tarafı ise %99 ile %99.9 arasında doğru ve direk olarak pozitif veya negatif cevabını verebiliyor olması. Bazı doktorlar ileri anne yaşı, aile öyküsü ve annenin sağlık durumunda şüphelendikleri bir şey saptadıkları zaman direk bu testlere yönlendirebiliyorlar. Bu testler DNA sarmalımızın içerisinde bulunan önemli ve sık rastlanan bozukluk olabilecek kromozomları inceliyor.

Gelelim benim neden bunları araştırdığıma… Ben bu testleri daha önce duymuştum ve vereceği sonuçlar daha net olduğu için doktoruma direk bu testleri yaptırıp yaptıramayacağımı sordum. İstersem ikili testleri yaptırmadan direk prenatal testlerinden yaptırabileceğim bilgisini aldım. Bu testlerin tek sorunu sağlık sigortaları tarafından karşılanmaması yani ekstra bir maliyet çıkarması. Ben her şeyi net öğrenmek isteyen biri olarak diğer testleri yaptırmadan bu testlerden bir tanesini yaptırmaya karar verdim. Fakat internete yazdığımda bir sürü test vardı ve hangisini yaptıracağımı bilemedim.

Doktorunuzun önerdiği testi direk yaptırabilirsiniz ama konu ben olunca bu testlerin neden farklı markaları var diye araştırmaya koyuldum. Piyasada en çok bilinen markalar Nifty, Harmony ve Prena. Bunlar dışında da bir sürü marka var ve hepsinin fiyatları farklılık gösteriyor. Peki farklılıkları nelerdir ve hangi markayı neden tercih etmeliyim diye daha detaylı araştırmaya koyuldum. Bu testlerin ortak özelliği fetal DNA’da en sık görülen sendromları araştırıyor. Genel hatlarıyla baktıkları hastalıklar aynı ama incelendikleri ülkeler farklı. Kimi Türkiye’de kimi Avrupa’da kimi Amerika’daki laboratuarlarda inceleniyor. Onun dışında baktıkları trizomiler (kromozomal hastalıklar) çok benzer. Belki gebeliğinizde farklı riskleriniz varsa doktorunuzun tavsiye edeceği test farklılık gösterebilir ama benim gibi ikili testler yerine bu testleri tercih edecekseniz doktorunuzun önerdiği testi gönül rahatlığıyla yaptırabilirsiniz.

Sonuç olarak ben ne yaptım? Ben yaptığım araştırmalar sonucu Tranquility testini yaptırmaya karar verdim. Aslında bugün baktığımda ne kadar gereksiz araştırma yaptığımın farkına varıyorum ve bu süreçte bile ne kadar yorulduğumun. Benim gibi anneler varsa da onlara seslenmek istiyorum, doktorunuzun söyledikleriyle ilerleyin sizin için en doğrusunu o bilir! 🙂

Ege Simge Demirel

www.benannemioldum.com

instagram: benannemioldum

Reply