no comments

Erken Dönem Otizm Sinyalleri

2018’de CDC’nin (The Centers for Disease Control and Prevention, US) açıkladığına göre her 59 çocuktan 1’i otizmli. Cinsiyete dağıtırsak, her 37 erkek çocuktan 1’i; her 151 kız çocuktan 1’i otizmli. Yani erkeklerde durum 4 katı.

Bu oranlara ve otizmin 2 yaş civarı bariz farkedilebilir olmasına rağmen günümüzde hala otizmli çocukların büyük çoğunluğuna 4 yaş bitiminde teşhis konulabiliyor.

Peki nedir Otizm?

Otizm Spektrum Bozukluğu (OSB), kişinin dünyayla ve diğer canlılarla ilişki kurarken ve hayatı deneyimlerken etkisi altında kalarak davranış geliştirdiği özel bir gelişimsel farklılıktır. Çalışmalar, otizmin kalıtımla ilgisi var diyor ancak bu ilgi hala çok karmaşık.

Otistik bireyler, etraflarında dönenleri diğerlerine göre çok daha farklı algılar ve bu algıları çerçevesinde geliştirdikleri anlam ve davranışlar sonucu diğerleriyle ilişki geliştirme konusunda sıkıntı yaşayabilirler. Bu durumlarına üst düzey duyu hassasiyeti eşlik eder. Size göre basit bir koku, ses, dokunuş onlar için üst düzey bir tepkiye sebep olabilir. Tüm bu farklılıklar da onları diğer bireylere göre daha zor bir serüvenin içine sokabilir.

Dediğim gibi hala genellikle 4 yaş sonrası teşhis konabiliyor ancak kimi aileler 1 yaş öncesi belirtileri farkettiklerini söylüyor. İşte burda çocuğunuzu tanımaya çalışmak, onu gözlemlerken bir çok unsuru bir arada düşünebilmek ve gerektiği yerde doktorunuza danışabilmek büyük önem taşıyor. Çünkü erken teşhiste öğrenme, iletişim, sosyal beceriler üzerinde inanılmaz kazanımlar elde edilebiliyor.

Peki ne tür sinyaller karşısında tetikte olmalı ve doktorumuzdan görüşme talep etmeliyiz?

Uzmanlar, dönemlere göre madderleri aşağıdaki şekilde sıralıyor ama lütfen maddeleri tek başına değerlendirip yersiz panik hissetmeyin, burda bütünsel bir yaklaşımla en doğru fikri doktorunuz takiplerde verecektir.

 

12 Ay Öncesi Sinyaller

  • Ona yaklaştığınızda yüzünüze hiç bir tepki vermemesi
  • Seslere tepki vermemesi, ileri aylarda ismi söylendiğinde tepki vermemesi, bir ses duyunca sesin nerden geldiğini görmek için başını çevirmemesi
  • Kendisine dokunulmasından rahatsızlık duyması.
  • Ce-ee vb klasik bebek oyunlarına hiç ilgi duymaması
  • Ba-ba-ba, da-da-da gibi basit halleriyle dahi konuşmaya çalışmaması
  • “Beni kucağına al” der gibi ellerini size uzatması benzeri jest ve mimikleri kullanmaması

 

12-24 Ay Arası Sinyaller

  • Mimik kullanmaması, iletişim halindeyken hiç bir zaman evet ya da hayır anlamında kafasını sallamaması
  • “Bay baaay” derkenki el sallama gibi bir takım hareketleri yapamaması, koordine olamaması ya da bir şey istediğinde parmağıyla o şeyi işaret etmemesi (14-16 ay civarında çocuğu çocuk, oyuncak ya da su vb bir şey istediğinde sizing dikkatinizi çekmek amaçlı parmağıyla o şeyi işaret edebilir.)
  • 16 ayı tamamladığı halde tek bir kelime konuşamaması, 24 ayı tamamladığında ise 1-2 kelimelik en az bir cümlesinin olmaması
  • Fazlasıyla içe kapanık olması (bunları tek tek alınca anlamlı olmayabilir içe kapanık diye panik yapmaya gerek yok ama belki diğer bazı maddelerle bir arada olunca olaya daha ciddi eğilebilirsiniz)
  • Yürüme sinyalleri hiç vermemesi

 

2 Yaş Sonrası Sinyaller

  • Konuşmada ileri derece gecikme olması, kendini ifade ederken farkedilir derecede zorlanması (Bazı otistik çocuklar hiç konuşmayabilir bazıları ise konuşabiliyorken sohbet geliştirmede sıkıntı çekiyor olabilir. Hepsini diğer maddelerle eş zamanlı değerlendirmek gerekir.)
  • Olağandışı bir konuşma tarzı alışkanlığı olması (ilgili ilgisiz yerlerde alçalan, yükselen ses tonu; cümle kurmak yerine bir kelimenin ardarda sürekli tekrar edilmesi, sorulanları cevaplamak yerine sorunun aynısını sürekli geri yöneltme gibi.)
  • İnsanların ne demek istediğini anlamama, ismiyle seslenildiğinde tepkisiz kalma, yönergeleri alamama, ilgili ya da ilgisiz durumlarda ağlama-gülme-çığlık atma döngüleri
  • Aynı anda sadece bir şeye odaklanabilme
  • Oyunlara dahil olmama, istek ve duyguları hakkında mimikler kullanmama
  • Sürekli yalnız kalma isteği, diğer çocuklarla hiç ilgilenmeme, paylaşma-sıra bekleme gibi yönergeleri hiç almama
  • Alışık olduğunun dışına çıkıldığında verilen büyük tepkiler (Örneğin, okuldan eve her gün geldiğiniz yolu o an değiştirdiğinizde ani ve büyük bir öfke kriziyle karşılaşabilirsiniz. Genellikle tahmin edilebilir yaşamak isterler. Yedikleri, yaptıkları konusundaki rutin ve ritüellere sıkıca bağlıdırlar)
  • Oyuncak ve nesnelerle alışılagelmiş hallerinin dışında oynama-ilişki kurma (Örneğin kapıyı sürekli kapamak açmak, her şeyi belli bir düzende sıralamak, sürekli bir tekeri çevirmek, sürekli aynı tuşa basmak gibi. )
  • Kendi kendine zarar verme (Kendini ısırma ya da kendi saçını çekme gibi.)
  • Uzun sureli tekrarlayan hareketler sergileme (durup dururken kolunu sürekli döndürmek gib)
  • Duyuların aşırı hassas olması. (Bir dokunuş, bir gürültü, bir ses, bir koku onlarda çok farklı bir tepkiye, rahatsızlığa yol açabilir. Örneğin sadece belli bir dokudaki kıyafeti giyme ya da kokusundan rahatsız olmadıkları belli bir yemeği yeme konusunda ısrarcı olabilirler bu hassasiyetlerinden ötürü.)
  • Bazı şeylere gereğinden büyük tepki verirken, size göre tepki gerektiren bazılarına hiç tepki vermeme. (Örneğin, bir sesten aşırı rahatsız olup duymamak için kulaklarını kapatırlarken, canı acıyacak şekilde dizlerinin üstüne düştüklerinde hiç etkilenmeyebilirler)
  • Yersiz korkular, size göre gerçekten kokulacak bir durumda ise tepkisiz kalmalar (Herhangi bir nesneye anlık korku geliştirebilirler. Farklı algılamanın bir sonucu olabilir.)
  • Uykuya dalmada sorun yaşama, gece boyu sık uyanma, sabahları çok erken kalkma (bu da tek başına değerlendirilemeyecek bir madde, genel bir özellikleri gibi düşünülebilir)

 

Reply