no comments

Çocuğuma Paylaşmayı Nasıl Öğretebilirim? “10 Madde”

2,5 yaşındayken kardeş sahibi olan oğlum Ömer’den ve kardeşi Ali’den çok iyi biliyorum ki paylaşmak çocukların bünyesine ters bir konspet. Bu konuda yaptığım araştırmalardan; okuduğum makalelerden anladım ki özellikle de 3 yaş ve öncesi bir çocuk için “paylaşmak” HİÇBİR ŞEY ifade etmiyor. Edemiyor. Doğalarında yok. Hatta paylaşmak çoğu çocuk için kafa karıştırıcı, anlamsız bir şey. Onlar daha çokk “BENİM”in anlamını biliyorlar. Fakat biz ebeveynler genellikle ya o anın stresini hemencecik yok etmek ya da diğer ebeveynlerin önündeysek utanmamak için çocuğumuza paylaşma konusunda ısrarcı olabiliyoruz. Oysa ki çocuğumuz büyük ihtimalle sadece yaşına uygun davranıyor! Bencillik etmiyor. Ve muhtemelen yaşıtı diğer arkadaşları da aynı tutumu sergiliyor. Bu nedenle, daha akılcı tepkiler vermek ve çocuklarımıza paylaşmayı öğretmek adına, aşağıdaki 10 madde büyük önem taşıyor.

  1. Yola Erken Koyulun!: Çocuğunuz bir objeyi eliyle tutabilecek kabiliyete geldikten hemen sonra (evet o kadar erkenden) “benim sıram, senin sıran” oyununa derhal başlayın. Elinde tuttuğu objeyi bir siz alın bir ona verin. Her gün bunun pratiğini yapın. Alın verin, alın verin. Kısa süreli tutun elinizde, daha çok küçük olduğu için elden ele alma oyunu gibi bir şey bu sadece. Alıp verirken de sürekli: “Şimdi senin sıran, şimdi benim sıram” diye olayı kelimelere dökün. Sıra beklemeyi öğrenmek paylaşmaya giden ilk adımdır!
  2. Değiş-Tokuş pratiği yaptırın: En etkili yollardan biridir. Kendinizle başlayın. Mesela sevdiği bir oyuncakla oynarken: “Çok eğlenceli gibi, ben de biraz oynayabilir miyim? Sıra sıra tutabiliriz. Bir sen bir ben olur mu? O sırada sen de benim elimdekini alabilirsin. 2 dk oynayıp sonra yine değiştirelim.” diyebilirsiniz. Oynadıktan sonra “Şimdi senin sıran”diyerek yine değiştirin. Bunu 5-6 kez tekrarlayın. Her gün pratiğini yapın. Verdiği şeyin kalıcı olarak sizde durmadığını; ona geri geldiğini görmek onu rahatlatarak paylaşmaya hazırlayacaktır.
  3. Takdir Edin: En ufak olumlu hareketinde bile övgünüzü esirgemeyin. Ama bunu açıklayıcı şekilde yapın. Yani sadece: “Aferin sana, çok güzel bir hareket yaptın.” YERİNE: “Kamyonunu Ali’ye verince nasıl mutlu oldu, gördün mü? Çok hoşuna gitti” gibi cümleler kullanın. Başkasını nasıl mutlu ettiğine vurgu yapın. Bu açıklama, onun dikkatini yaptığı hareketin sonuçlarına çekecektir.
  4. Paylaşmaya zorlamayın: Özellikle favorisi olan belli oyuncaklarını paylaşmak istemiyorsa bunu anlayışla karşılayın. Ama bunu yaparken de olayı şöyle dengeleyin: Örneğin eve bir arkadaşı gelecek ve sizden bazı oyuncaklarını kaldırmanızı istedi, tamam deyip kaldırın fakat geri kalan tüm oyuncakların oyun süresince paylaşılacağını net şekilde ifade edip onunla anlaşın. Ya da siz onun bir arkadaşına gidiyorsanız, o paylaşmak istemediği favorileri yerine, paylaşmayı tercih edeceği oyuncakları yanına almasını isteyin.
  5. Paylaşmadığında cezalandırmayın!: Unutmayın, doğalarında öyle bir konsept yok.. Onlar daha çocuk. Tek yapabileceğiniz, kısaca, paylaşmadığı anlarda ne kadar hayal kırıklığına uğradığınızı söylemek olabilir. O kadar. Olayı fazla büyütmeyin.
  6. Rol model olun: Onun görebileceği şekilde paylaşım anları yaratın. Eşinizle paylaşın, arkadaşınızla paylaşın…Koltuğunuzu paylaşın, yemeğinizi paylaşın, kitabınızı paylaşın. Bunu yaparken “paylaşmak” kelimesini de mutlaka cümlede geçirin ki hareketle kelimeyi özdeşleştirebilsin. Örneğin: “Tost çok lezzetli, denemek ister misin? Seninle paylaşabilirim” gibi. Unutmayın, çocuklar taklit eder. Özellikle de ebeveynlerini.
  7. Evdeki eşyaları sahiplendirmeyin: Evde bu Ali’nin bu Ömer’in gibi cümleler olmamasına çabalayın ki kimse “Bu beniiiim” diye çıldırmasın. Yeni bir şey alırken Ali’ye Ömer’e değil, eve aldığınızı vurgulayın. “Bu oyuncak, bu evdeki herkesin. Herkes bununla oynayabilecek. Kimseye ait değil, oyun odasına ait.” gibi gibi…Böylece çocuğun otomatik olarak “Benim!” diye çıkıştığı durumları zamanla iptal edeceksiniz.
  8. Problemleri kendilerinin çözmesine fırsat verin: Evet zor, bir çatışma olacağını anladığımız anda bazen jet hızıyla müdahale edip olaya dalıverebiliyoruz. Ama durmalıyız. Çözüm yaratmalarına fırsat vermeliyiz. Kenarda kalabilmeliyiz. (fiziksel şiddet olmadıkça) Bu çatışmalarla öğrenecekler paylaşmak neden gerekli, paylaşmazsa ne oluyor, paylaşarak işler nasıl çözülüyor…Ama siz hop diye müdahale ederseniz çatışmanın sonucunu asla paylaşıma bağlama fırsatları olmayacak. İş fiziksel şiddete geldiğinde de (özellikle kardeş kavgalarında) söz konusu oyuncağı alarak, onunla oynamanın tek yolunun sıra sıra oynamak olduğunu söyleyebilir, aksi halde ortadan kaldıracağınızı belirtebilirsiniz: Ya da: “Şimdi bir çözüm bulun ve bana söyleyin” diye onları çözüme dahil edebilir, fikirlerine açık olabilirsiniz. Çok yaratıcı anlaşmalar yapabiliyorlar. Süre tutarak sıra sıra oynamalı anlaşmalarda, olayı daha somut hale getirmek için kum saati, alarm gibi şeyler kullanabilirsiniz ki onlar da kendi sürelerini takip edebilsinler.
  9. Koşulsuz sevgi verin: Araştırmalar göstermiş ki, çocuğun ihtiyaçlarının duyulduğu-karşılandığı koşulsuz sevgi dolu ortamlarda çocuklar paylaşmaya daha yatkın oluyor. Çünkü alan çocuk vermeye daha yatkın oluyor. Yani, değer gören-manevi anlamda doyan-mutlu çocuklar kendini daha güvende hissediyor ve kendi değerini oluşturmak için objelere daha az ihtiyaç duyuyor.
  10. Diğer çocuklarla interaktivite kurabilecekleri ortamlar yaratın: Etrafında ne kadar yaşıtı o kadar iyi. Varsa arkadaşlarınızın çocuklarıyla bir araya getirmeye çalışın, 2 yaş itibariyle birlikte oyun gruplarına katılın. Bol bol parka götürün, doğaya çıkarın. Paylaşmayı dışarıda ancak bu şekilde pratik edebilirler. Ancak burda da süreye dikkat edin. Çocukların sorunsuzca geçirebilecekleri belli bir süre vardır, birinde 1 saat birinde 2 saat olabilir. Çocuğunuz acıktığında-yorulduğunda-uykusu geldiğinde hırçınlaşmaya yatkınlaşabilir. İşte bu sınır noktaya gelmeden, parktaysanız ya da arkadaşlarıyla oyun saatindeyseniz aktiviteye son vererek çocuğunuzu kendi alanına geri götürün. Bu süreyi oyun saatleri yaptıkça keşfedeceksiniz.

Instagram hesaplarım: zeynepbartin ve benannemioldum

www.benannemioldum.com

Kaynaklar:

https://www.parents.com/toddlers-preschoolers/development/social/ways-to-teach-sharing/

https://www.askdrsears.com/topics/parenting/discipline-behavior/morals-manners/11-ways-teach-your-child-share

https://www.healthychildren.org/English/ages-stages/toddler/Pages/Learning-to-Share.aspx

Reply