no comments

0-1 Yaş Dönemi Ay Ay Beslenme Rehberi

Biz anneler, doğum sonrası bebeğimizle ilgili en çok 2 şeye kafa yorarız: Beslenme ve uyku. İkisinin de kendine göre kuralları ve aydan aya değişimi vardır. Bu yazıda, bebeklerin ilk 1 yıldaki beslenme düzenine ilişkin edindiğim/deneyimlediğim bilgileri vermeye çalışacağım. Beslenme konusu bir yazıya sığdıralamayacak kadar detay içeriyor tabii, bu nedenle şimdilik fazla derinleşmeden doğum sonrasını 4 aşamaya bölerek konuyu genel hatlarıyla inceleyeceğim: 0-6 ay, 6-8 ay, 8-10 ay, 10-12 ay.

1.Aşama: 0-6 Ay: Sadece anne sütü veya anne sütünün verilemediği durumlarda sadece formül mama.

Ne kadar: Anne sütü aslında zaman tutmadan, bebeğiniz her ihtiyaç duyduğunda verilmelidir. Genel olarak 2-3 saatte 1 verilmesi gerektiği söylenir ancak bazen bu zaman kısalabilir de uzayabilir de. Saate fazla takılmamak gerek. Mesela bebeğiniz mışıl mışıl uyurken, 3 saat doldu diye onu uyandırmaya çalışmanıza gerek yok ya da 1 saat önce emdi diye tekrar meme vermek için 1 saat daha beklemenize de gerek yok. Bu dönemde ne kadar emzirirseniz o kadar iyi. Kural: hık dese meme mık dese meme! Hem süt üretiminiz artar hem bebeğinizle bağınız kuvvetlenir hem de bebeğiniz son derece iyi beslenir. Peki yeteri kadar süt verdiğinizi nasıl anlarsınız? Aslında en iyi gösterge doktor kontrollerindeki kilo takibi! Kilo alıyorsa sorun yok. İkinci olarak, değiştirdiğiniz bez adedi. Özellikle ilk 4 ayda, çiş veya kaka hepsi dahil günde en az 6 bez değişimi iyi beslenmeye işarettir. İlk 1 ayda bunların 3 veya fazlasının kakalı olması çok çok iyi bir işarettir! Bunlar dışında, eğer emzirme sonrası göğsünüz yumuşuyorsa ve bebeğiniz de sakinleşmiş görünüyorsa büyük ihtimalle süt boşalmış; her şey yolunda gitmiş demektir.

Formül mamayla beslenen bebeklere gelirsek, bebeğin her kilosu başına günde yaklaşık 150-200 ml kadar mama verilir. Örneğin bebeğiniz 3 kiloysa, toplamda yaklaşık 450-600 ml formül mama alacaktır gün içinde. Bunu da beslenme saatlerine bölersek; her 3 saatte 1 beslediğinizi varsayalım; beslenme başına 55 ml vermek demek oluyor. Değişik kg için değişik hesap olacak tabii ki.

2.Aşama: 6-8 Ay: Bu aşamada bebekler katı gıdayla tanışmaya hazırdır. Yine de işaretleri gözden geçirmekte fayda var. Örneğin; başını kontrol edebiliyor, mama sandalyesinde dik pozisyonda durabiliyor, diliyle yiyecekleri ağzının arkasına gönderebiliyor (bu refleks zamanla gelişir, başta dışarı itebilir yemeği) olmalı. Ek olarak doğum kilosunun en az 2 katına çıkmış olmalı ve yemeklere karşı meraklı-istekli görünmeli. Bu işaretleri aldıysanız bebeğinizden, ona yeni tatlar sunma zamanı gelmiş demektir. (Hatta bazen tadımlara 4. ayda da başlanabiliyor. Tam öğün gibi verilmedikçe sorun yok.)

Bu aşamayı daha çok tadım aşaması gibi düşünebiliriz. Her şeyi silip süpürmüyor diye dert etmiyoruz. 1 yaşına kadar temel besin anne sütü ya da formül mama!

Yeni şeylerle tanışan bebeğiniz gıdaları başta reddedebilir, zorlamadan bir iki gün bekleyerek tekrar teklif edebilirsiniz. Reddettiği besini üst üste hemen sunmamaya özen gösterin.

Her besin tek seferde tek çeşit olarak başlanır ve 2 gün boyunca aynı besin verilip 3. günde bir yenisi sunulur. Eğer ailede alerjik geçmiş varsa 3 gün aynı şey verilip 4. gün yenisi sunulur.

Besinler her hangi bir sırada verilmek zorunda değil. Doktorlar bazen bebeklerin kolay uyum göstermesi adına aşama aşama bölebiliyor gıdaları (önce sebze, sonraki hafta meyve, sonraki ay et gibi) ama normalde teorik olarak her şeyle başlayabiliriz alerjik aile geçmişi yoksa. Havuç, tatlı patates, elma, armut, şeftali, muz, avokado ve yoğurt başlangıç için harika seçimler olabilir. Tabii ki mevsime göre seçmeliyiz bunlardan. Ayrıca, tahıl bazlı ek gıdalara da başlanabilir. Hatta çoğu uzman bunlarla başlatır süreci. Ben iki çocuğumda da Hipp marka organik yulaflı, tahıl bazlı ek gıda kullanmıştım.

Saydığım türde sebze-meyveler 6. ayda püre şeklinde verilebilir ancak 7. ay itibariyle ezerek verirseniz, bebeğinizin çiğneme yeteneğine katkı yapmış olursunuz.

İyi pişmiş ve ezilmiş bezelye, fasulye, nohut,  börülce, kuzu eti ve yumurta da bu aşamada tattırılabilecek gıdalardan. Yumurta için bir dip not: Uzmanlar 1 yaşa kadar sadece sarısının verilmesini öneriyor ama son zamanlarda beyazı için de sorun görmeyen doktorlar yükselişte ve ben ikinci çocuğuma 7. ay itibariyle yumurtanın sarısıyla birlikte beyazını da verdim. Başta haşlanmış sarıyı ezerek veriyordum yiyebildiği kadar, zamanla peynir ve yumurtayı çırparak vermeye başladım. Yiyebildiği kadar yedi hep. Aslında bebeğiniz için zararsız yiyecekler verirken miktar anlamında bir reçete takip etmemek; onun yerine bebeğinizi takip etmek çok önemli burda. Her bebek farklı birbirinden. Sizin bebeğinizin ihtiyacı/istediği neyse onu gözlemleyebilmek mühim.

Peki 12. aya kadar verilmesi zararlı gıdalar nelerdir derseniz:

  • Bal: Arılar nektar toplarken çiçeklerden botulizm denen bakteri sporlarını da alıp  bal yapımında kullanabiliyorlar. Yetişkinlerde bu sporların alınması sorun yaratmazken bebeklerde hayatı tehdit edici toksinlere sebep olabiliyorlar.
  • İnek Sütü ve Soya Sütü: Bebeklerin ilk bir yıllarındaki sindirim sistemleri, bunların içerdiği proteinleri hazmedecek kadar gelişmemiştir.
  • İri parçalı sert yiyecekler: Bebeğinize uygun sertlikte ve boyutta olmayan yiyecekler boğulma tehlikesi doğurabilir. Ben özellikle diş kaşıma için ellerine verilen koca havuçlara çok karşıyım. Önde 2 dişi çıkmış bir bebek rahatlıkla parça koparabilir ve nefes borusu tıkanabilir. Diş kaşıma için yapılmış özel oyuncaklar varken bu ısrar niye hiç anlamam.
  • Fındık, ceviz vb kuruyemişler: Bütün halde ağza alındığında nefes borusunu tıkayabilirler. 2 yaşa kadar bütün halde vermemekte fayda var. Rendeleyerek ya da robotlayarak yiyeceklerine katabilirsiniz.

Bu bahsettiklerim dışında her türlü yiyeceği verdim ben, kısıtlamadım, sıralarına önem vermedim, miktarlarını kısmen bebeğimin kararına bıraktım. Bizim düzen 7. ay itibariyle şöyle işledi: Öğlen öğünleri çocuğa özel yapılıyordu ve öğünün tamamının bitmesi adına tam destek sağlanıyordu 🙂 Genelde alması gereken miktarda kıyma ve sebzeyi bu öğünde veriyordum, böylece akşam yemese de dert etmiyordum. Tuzsuz ve zeytinyağı sonradan eklenerek pişiyordu yemekler. Akşam ise, kendimiz için ne pişiriyorsak onu veriyordum. Tabii ona uygun şekle getirerek. Böylece masada biz ne yersek onu yiyen çocuğun, yemeklere alışma süreci hızlanıyordu. Masada aile birlikteliği de duygusal anlamda gelişimine katkı sağlıyordu. 6-7 aylarında bu saydığım gıdaları dolu dolu öğünler şeklinde vermedim tabii ki, porsiyonları bebeğim hazır oldukça, onu gözlemleyerek, zamanla arttırdım.

Ne kadar: Her besinden 1 tatlı kaşığı ile başlayabilirsiniz. Yavaş yavaş 2-3 yemek kaşığına kadar çıkarırsınız. (6-8 aylarını kapsayan katı gıdaya geçiş süreci başlı başına bir konu aslında, ilerleyen haftalarda daha detaylı bir yazı yazacağım bu konuda)

3.Aşama: 8-10 Ay: Temelde 6-8 ile aynı. Ek olarak, bebeğiniz artık minik şeyleri parmaklarıyla tutup ağzına atabilir düzeydedir. Parmak yiyecekler denen atıştırmalıklardan verebilirsiniz. Ayrıca, çiğneme konusunda daha iyidir. Bu sebeple yiyecekleri ezmek yerine parça parça önüne koyabilirsiniz, parmaklarıyla alıp ağzına atacaktır. Bu, beslenmenin yanında, motor becerilerine de katkı sağlar. İyi pişmiş havuç ya da patates parçalarıyla başlayabilirsiniz. Küp küp kesip peynirler koyabilirsiniz önüne. Ya da çırpılmış yumurta parçalarını verebilirsiniz ağzına minik minik. Tabii ki böyle yapınca yemek süreci uzuyor ve bebekler biz annelerin hayal ettiği/doktorun önerdiği miktarda besini almamış olabiliyor. O nedenle ben bu dönemde karma sistem uyguladım. Onun önüne yiyecekleri bahsettiğim şekilde koyuyordum ama bir yandan da kendim ezip kenardan beslemeye devam ediyordum. Böylece hem ona hem kendime katkı sağlıyordum denebilir.

Ne kadar: En az 4-5 öğün olmak üzere anne sütü veya formül mama devam. Günde 1 yumurta (yalnızca sarısı ya da benim yaptığım gibi beyazıyla birlikte yediği kadar), 1 porsiyon süt grubu (örneğin: yarım bardak yoğurt ya da 1 kibrit kutusu peynir), 1 porsiyon tahıl (6-9 çorba kaşığı), 1 porsiyon meyve (örneğin 1 kuru kayısı), 1 porsiyon sebze (1-2 çorba kaşığı), 1 porsiyon protein (50-60 gr kuzu kıyma, denk miktarda balık veya 2 yemek kaşığı iyi pişmiş ezilmiş mercimek/fasulye/bezelye) verilmesi önerilir. Et olarak kuzu eti seçmemizin sebebi, büyük baştaki kadar hormona maruz kalmamaları. Bulabiliyorsanız organik dana eti de kuzu yerine geçer elbet. Ben ilk bebeğimde 1 yaşa kadar hep kuzu eti kullandım, ikincide bazen kuzu bazen dana eti verdim.

Ben bu aşamada her sabah peynirli çırpılmış yumurta ile 2-3 kaşık Hipp Organik Yulaflı, Tahıl Bazlı Ek Gıda ürününden hazırlıyordum sıcak suyla, içine de 1 kuru kayısı, birkaç kuru üzüm ya da 1 hurma atıyordum. Gün içinde bazen meyve vermiyordum bu sayede. Zamanla bu karışımı direkt City Farm’ın yulaf ezmesiyle yapmaya başladım. Pişirip hafif taneli muhallebi kıvamına getiriyordum robotla. (1 yaş öncesi suyla; 1 yaş sonrası sütle yaparak devam ettim.) Öğlen kuzu kıymayla sebze yemeği hazırlıyordum. Ara öğünde yoğurt; akşam da biz ne yiyorsak onu vererek devam ediyordum. Akşam yemezse sorun etmiyordum, çünkü önem verdiğim gıdaları öğlen halletmiş oluyordum ve gece de hala emziriyordum. Yani biraz bebeğin biraz benim söz sahibi olduğumuz, orta yollu bir düzen tutturmuştum.

4.Aşama: 10-12 Ay: Anne sütü veya formül mama hala temel besin. 8-10 ay ile aynı besin grupları miktarları arttırılarak ve daha az parçalanarak, tam ezilmeden verilmeye devam edilir. Artık daha kolay yutarlar. Yaşasın, artık dişleri vardır, daha rahat çiğniyorlardır artık. Kaşık kullanmayı deneyebilirler. Ben daha erken aylardan beri hep kaşık çatalı vermeye çalıştım bebeğimin eline ve çok işe yaradı. Erkenden öğrendi kendi kendine yemeyi. O kendi kendine yemeye çalışırken ben de hep kenardan yediriyordum bir yandan. Hatta kaşığıyla ilgilenirken önceden reddettiği şeyleri bile yiyordu zaman zaman.

Ne kadar: Saymaya karşıyım ama artık katı gıda alımını etkileyebileceğinden, 2-4 arası sınırlandırılmış öğünde anne sütü, 1 porsiyon süt ürünü, 2 porsiyon tahıl, 1-2 porsiyon meyve, 1-2 porsiyon sebze, 1 porsiyon protein şeklinde beslenebilir bebeğiniz. (porsiyon karşılıklarından 8-10 ay aşamasında bahsetmiştim)

Tüm bu süreçte unutmayalım ki bebeğimiz bir birey. Zevkleri, sevmedikleri, tercih ettikleri var. Ona yeme alışkanlığı kazandırırken aynı zamanda saygılı olmalıyız. Yemek konusu bizim mutluluğumuzu, bebeğimizle ilişkimizi etkileyecek şekilde kabusa dönüşürse bebeğimize yarardan çok zarar veririz. İyi anne-bebek ilişkisi, iyi bir öğününden daha önemlidir çoğu zaman. Her daim sabırlı ve toleranslı davranmak zorundayız. Örneğin, günde 3 öğün keşfederken eliyle, koluyla, saçıyla başıyla yemesine; ortalığı batırmasına izin vermemiz bile sandığımızdan büyük bir destek. Bir öğünde yemek istemediğinde, araya birşeyler sokmadan ve kendimizi yıpratmadan sonraki öğünü bekleyebilmek büyük meziyet 🙂 Bu şekilde ilerlersek bebeğimizi yemekten soğutmadan, onun yediğinden zevk almasını sağlayarak bu süreci atlatabiliriz. Kendimizi telkin ede ede bunu başarabiliriz diye düşünüyorum. Annelik zor zanaat, hepimize kolay gelsin!

Zeynep Bartın

www.benannemioldum.com

Ben anne mi oldum instagram sayfası için tıklayınız!

Reply